

Caner Köroğlu, İstanbul
Evin tek çocuğu, Annesi ev hanımı, babası bilgisayar teknisyeni.
İlköğrenimini Bostancı Atatürk İ.Ö.O.' da tamamlayıp, Semiha Şakir
Anadolu Lisesi'nde yoluna devam etmiştir. Üniversite eğitimini Balıkesir Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde tamamlamıştır.
Kendini bildi bileli varolan bilgisayar tutkunluğuna orta okulda merak saldığı basketbolu eklemiş ve lise yıllarında aldığı müzik eğitimini üzerine
koymuş, boylece bu üçluyu hayatı için vazgeçilmez hale getirmiştir.Web tasarımına olan ilgisi nedeniyle 2005 yılında freelance çalışmalar ile iş
hayatına web yazılımı alanında adım atmıştır. Web tasarım-yazılım işleri ile ilgileniyor ve internet hizmetleri konusunda teknik destek
sağlıyor.Makine mühendisliği bölümünü çok seviyor. Bunun yanı sıra üniversite şenliklerinde, organizasyonlarında, kulüp aktivitelerinde
etkin roller üstlenmiştir.
$Life = "select * from life like %ckoroglu%"
results: caner köroğlu
Hayata
pozitif ve gülen gözlerle bakmayı kendine ilke edinmiş durumda. Hiçbir
zaman olaylar karşısında olumlu düşünmekten vazgeçmiyor ve hiçbir zorluk
onu kolay kolay yıldıramıyor. Girdiği ortamlara kolayca adapte olabilme
yeteneği ile övünüyor. Birazcık çenesi düşüktür ama, yinede ağzı iyi laf
yapar derler. Koca kafalı, koca elli biri o. Ama çok fazla takılmıyor bu
duruma :) arkadaşları arasında eğlence konusu o kadar. Koca ellerinin
avantajını basketbol oynarken kullanıyor, koca kafasının da yaptığı işlerde...
Sevdiği
yazarlara gelirsek: Dan Brown, Doğan Cüceloğlu, Paulo Coelho...
Okumayı seviyor, ama öyle fantastik konular değil de, ilgi alanlarıını içeren bloglar, kişisel gelişim kitapları ve anekdot içeren yazılar
tam onun tarzı. Küçük felsefik hikayelerden müthiş
keyif alıyor.
Müzik
hayatının önemli bir parçası demişken; Muse, Guns and Roses,
Radiohead, Deep Purple, Reamonn, Scorpions, Pink Floyd, Eagles, Creed,
Anathema, Gary Moore, Vangay, Gibsy Kings, Gregorian, James Blunt, Bülent Ortaçgil,Barış
Manço, Cem Karaca, Düş Sokağı Sakinleri, Grup Gündoğarken, Kıraç, MFÖ,
Pinhani, Şebnem Ferah, Teoman dinliyor ve elinden geldiği kadar da
çalıyor :)
Yapmaktan
zevk aldığı eylemlerden bahsedecek olursak; gezmek, görmek,
gezmek, görmek, gezmek, görmek diye giderken araya şunlarıda
sıkıştıralım: fotoğraf çekmek, dans etmek (latin dansları, tango), müzik yapmak, arkadaşlarıyla derin derin sohbet
etmek, bilgisayar ile boğuşmak (şüphesiz), kare karalamak, (ara sıra)
k'nex oynamak, film izlemek ve tekrar gezmek görmek gezmek görmek (tabii
ki
aylak aylak gezmek değil.)
Kendisi
hayli hiperaktif olduğundan tüm bunları yapmak Caner'e yetmiyor geriye
kalan enerjisini ise basketbol oynayarak ve koşarak
harcıyor.
Birazcık daha detaya girip olayı hikaye haline getirirsek ortaya şöyle bir şey
çıkabilir: Nescafe sever,
C2H5OH sever, çikolatalı her şeyi sever, yazı yazmayı sever, internette dolanmayı sever, alternatif rock ve soul müzik sever, felsefe ve psikoloji ile ilgilenmeyi
sever, eski para koleksiyonunu sever, hayvanları sever, gitarını sever, pianosunu sever,
k'nexlerini sever, sinemaya gitmeyi sever... Sevmek onun işi gibi oldu,
sevmediği şeylerde var ama... Boş konuşanı sevmez, sigarayi sevmez,
disiplinsizliği sevmez, sözünden dönenleri sevmez, çok fazla asimetrik
nesneleri sevmez, metal muzik sevmez, kuskus sevmez... Neyi sevip neyi
sevmediğini anlatmakla çok fazla bir yere
varamayacağını anlar ve şöyle toparlar:
Belki
hayata gözlerini açtığında ilk olarak bilgisayarı görmedi ama bilgisayar
ile tanıştığında 2 yaşındaydı. Bu nedenle gerek mühendislik yetisini
projeleriyle birleştirerek, gerekse hobi olarak yaptığı web
tasarımında kullanarak bilgisayarları hayatının her anını kolaylaştırmak
ve hızlı sonuç almak için kullanıp alanında tek olmak ve başarılı işlere
imza atmak başlıcahedefi haline gelmiştir. Her zaman problem üreten değil problem çözen biri olmak için çabalamıştır. Yaptığı işlerde mutlaka süreklilik ve düzen olmalı ki hem yapmaktan keyif alsın hem de hata yapmasın.